9 Kasım 2012 Cuma


Cesur  insanları sevdim.cesurları barındırdım yanımda yamacımda.benim korkularımın ,hep atmak isteyipte pısırık kaldığım adımlarımın bestelenmiş ,notalanmış halleriydi cesur karakterler.onlar olmak istedim kendimi bulmak istedim bende.korkak mı diyorum yani kendime –hayır sadece cesaretim yok benim.
…ve birgün yollar aştım,dağlar geçtim.bildiğimi sandığım bilemediklerimi gördüm.yeniden tanıdım.sanki  ilk defa merhaba dermiş gibi.senin cesaretin karanlık gözüken yoluma ışık oldu sanki.
Yağmur damlaları vuruyor pencereme.duyuyor musun sesini? Camı açtım ,içeri girsin istiyorum toprağın o kokusu.neden severiz toprak kokusunu ,sevdiklerimizi aldığı için mi? Biliyorum çok uzakları yakın yapıyoruz artık seninle.hissediyorum burnunun ucunda benim toprak kokum.sen de içine çekiyorsun hasretle.biliyorum özlüyorsun uzakları ,uzaklarda yaşatılan dost cümleleri.kilometreler yani peşi sıra dizilmiş rakamlar…ne önemi var öyle değil mi? Elimi uzattım sana hadi tut! Bak gördün mü, sadece bu kadar uzağız birbirimize.ve birbirinize.anlıyorsun değil mi?
Yaşa! Kendini bul!daha fazlasını iste hayattan…ancak istediklerimizi alabilirz.korkma! kalbinin atışı değişsin aldırış etme.zor olucak belki,dik tut omuzlarını.
Şimdi sana yeniden merhaba diyorum.bu şiirler….
Şimdi buradayım
biraz önce yoktum"

hiç
bir
şey
yok

Önce, oldu:
kıpırdandı
belirsiz -
bir şiddetli boşluktan
tatlı bir özleme doğru.

Belirsiz.

Sonra, oluştu:
devindi
kesik kesik
sabırsız -
bir sevinçli duyumdan
ılık bir beklentiye doğru.

Kesik kesik
sabırsız.

Derken, doldu:
yayıldı
güçlü güçlü
kocaman
aldırmasız -
bir gerilimli doygunluktan
dingin bir sancıya doğru.

Güçlü güçlü
kocaman
aldırmasız.

Şimdi, doğdu:
patladı
çığlık çığlığa
nefessiz
yırta yırta
acımasız -
bir tatlı özlemden
şiddetli bir boşluğa doğru.

Çığlık çığlığa
nefessiz
yırta yırta
acımasız.

Şimdi burada:
biraz
önce
yoktu. Oruç aruoba

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder